Kayıtlar

Aralık, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Bir Ses Var Bir uktedir ruhum eser yelde Eser kutsal ve engebeli belde Sağ eliyle saçlarını atışındaki ustalık Ruhum savrulur o sağ elde. Hasretin getirdiği bir susuz hastalık Ağlayış ve serzenişleri yıkar Savrulur Değirmene düşer içimizdeki akrep ve yelkovan Suyu kirletirken herkes Tırmanır yüzyıl ve zaman O ses; Bardakta çalkalanan suyun güftesidir Çıkan ses dudaklarımdan Hayat veren o şifalı sesin bestesidir.                                                                                             Kâlemî
CAN SENİ ÇEKTİ Yer yer çorak kalmış gönül Çocuk yürümüyor, esip geçiyor Bir taraftan kelime seçiyor Çocuk üzgün Çocuk hâlâ sevmesini bilmiyor Çorak yerler gördüm gönülde Gittim ve dert edindim Anladım ki aşkını istiyor toprak Sesini istedim Kelamın kün emri, sesin aşk gibi Yaşam mevsiminin meyvesi Su ver bana,  canım seni çekti. Kalemî
DUMAN ALTI Adım başı kahve memleketim İnsanlarım bulutları yakınında istemiş gibi İnsanlarım duman altı yapıyor kahveleri Ekranlarda kayboluyor düşünceler Bir ampul çıkıyor her oydan Pusulaların yetişemediği yerlerde ise ben Ben gövdemi savunuyorum Yüzlerin çevrildiği Nahoş insanlara bakıyorum bolca Sanılmasın ki Nuh olacak altı ok Hiçbir zaman çıkamayacak göğe Üç hilal birden Örsle çekiç mi? Adam sen de! Siyaset kurtarmaz diyorum ben Başım? O alışık Gür kıvırcık saçlarım, Başımda durum çok daha karışık. Kalemî
AHLIM          Beni heyecanlandırıyor kader Heyecanlandırıyor dudaklarından topladıklarım Yüzüme kattıklarınla beraber Masum dudaklarının ince pembesi Dağınıkken saçlarının altında ay çehresi İlahi adalet vuku buluyor burnunda Ah, sen, ahlım Kalem-i aruz yeridir noktalı alnım Yaşlı gençleriz biz, Bu Çarşamba ve alnımızdaki iz Bu şehirde zaman Bunlar ve saçımızdaki her ak sonsuzluktan Bu soğuk, Sarılasın diye bana yapraklarla örtünüp Çektiğim ahlar Ettiğim sanatlar ve tenasüp Benim ahlım yapıyor seni. Mahşer yeri, Âşıklar katında her kalemin Hüküm bulduğu Çınar altında her âlemin  Sağladığı yerdir doğruluğu. Sen mahşerin son ahlısı Ve bu omuzların küçücük Çenenden süzülen ince ısı gibi aşkın hükmünü beraber gördük Bu çarşambalar ahlım Yanlış bir yasayla değiştirilene dek takvimler Hep böyle yazacağım ki

NEFRET SÖYLEMİ

Ben Bir uzun hecenin yitiğiyimdir, Sindirilmiş bir gün batımı şehrin seslerinden Vaktiyle okunan 'Kâinat kadar uzun, kâinatı uzun kılan.' Sana aşkım yaradılış noktandan peyda Beni bir şey üretiyorum sanma Üzerinde kıymıklar barındıran bir tahtadan ibaretken Kıyametin evvelinde dümdüz olurken dünya Dünyanın başına el veren bir sızı olsa gerek ince bir sızı, bir sızı, sızı, ipince üzülüp sevinince Sızıyorsa nefretler sızlayan yerlerimden bir sızı durdurası dünyayı.  Ve her yaşam saatinin başlamasıyla nefret söylemleri, Kim ister Derimin altındaki etten suretimi göstermemi? Yaradılış ki hangi sızıdır sezgisi midir yaşamanın Çıplak bir yaşamak ancak dünyanın başındaki noktada Soyunmaksızın soyunduğumuz, kadınların ve erkeklerin -ki soyunabilir miyiz yapışkan şeylerinden gözlerimizin ve yağlarımızın eteklerine sıçtığımız dağlarımızın- nefret çıkasıydı birinin kursağından kim bilir hangimizin yaratıldıktan önce miydi, yoksa derinin altında mı giz
AŞK SARHOŞU Göğsün göğsüme Alnın dudaklarıma yakın Hafifliyorsa adımların Dağılıyorsa omuzların Tenimden içtiğindendir Irmak ırmak aşk ve şiir Kadehsiz böyle sarhoşuz Ve ben bir gün Tüm isyan edenleri birleştireceğim En güzel şiirimi sana Yazarken öleceğim. Kalemî
BEN KİMİM? Türbanla örterim Okunması yasak kitapları Şarapla yutarım Mide yıkatacak hapları Kararsız vekil ederim Balta olamamış sapları Ben milletim. Kalemî
ROMEO VE JULİET Tutup silkeleyin apartman boşluğuna Namazlığın üzerindeki öcüleri Girmemeliler meclise bir daha Doksan iki adım ileri altı yüz yıl geri Yasa, Sayfa arasında yutturulmuş bir söz Kutsal kitap; Artık meali unutturulmuş bir gerçek Keskin ayak ve para kokulu cemaat Herkes hesap gününe gelecek Siyasî göbek ve çığırtkan bürokrat Büyüyen yırtık cepli ekonomi Kirada oturan aşk yolcuları Ve de ev sahibi Koyun koyuna yatacağız bir gün dışarıda Kurda kuşa yem olacağız İçimizde yaygınlaşan kömürlü hava, Sokak gibi küfürlü pis bir ağız Ve demir paradaki unutulmuş siluet Özgürlük aşkında Hem Romeo'yum hem de Juliet. Kalemî
İNSANIM Üzülürüm, oyuncakları elinden alınmış küçük bir çocuğum Umutsuzum, hayalleri çalınmış bir soygunum Ümitsizim, geleceği ateşe atılmış bir yangınım İnsanım, duyguları olan mutlu bir insanım. Beklerim, gelmeyecek zamanın geleceğini Düşlerim, tekrar kazanacağımı kaybettiğim günleri Bilirim, artık fırtınalar kıpırdatamaz yelkenimi İnsanım, umutları olan heyecanlı bir insanım. Ellerim,,düşe kalka öğrenilen hayatın sonucu yara Beynim, ayırt edemez oldu ne ak ne kara Kalbim,çok aldandım,aldatıldı sanki Zehra İnsanım, hataları olan doğru bir insanım. Geceyim, karanlığı aydınlatacak ışığı bekledim Öğleyim, beni karanlığa götüren hep bendim Sabahım, sanırım hala karanlıkta gözlerim İnsanım, aydınlanmayı bekleyen aydın bir insanım. Hayallerim, ulaşamayacağım asla derya deniz Rüyalarım, hayatımın güzelliği hep mutlu biziz Gerçeklerim, hayalleriyle mutlu olan bir keriz İnsanım, düşleri olan basit bir insanım. İnsanım...                                            
KAYBETMEDİM KAYBOLDUM Çocukluğunuzu kaybetmeyin İçinizde hala bir çocuk varsa Siz mutlusunuz demektir Arkadaşlarınızla eğlenebiliyorsanız Siz gülümsüyorsunuz demektir. Asla çocukluğunuzu yitirmeyin Torun sahibi bir dede de olsanız Torunlarınızla oynamasını bilin Oyun oynamayı sevin ve hiç unutmayın O zaman torunlarınızla mutlusunuz. Burada edebiyat mı yapıyoruz Öğüt mü veriyoruz birbirimize Çocukluğunu kaybettiysen edebiyat Hala gülümsüyorsan öğüt veriyorum Ben kaybolduğum için şiir yazıyorum. Ailem için oyuncaklarımı sattığımda On yaşında vazgeçtim çocukluğumdan Sadece hayallerimde mutlu oldum Ailemin yanında da belki ama sokakta Ben sokaklarda kayboldum. Oyuncakların başında kendimi bulamadım Arkadaşlarımla gülüp oynayamadım Çocukça hayallerimi bıraktım Gerçekleri düşünmeye başladım Kendimi birden çalışmakta buldum. Neyse sıkılmadan demem o ki Çocukluğunu kaybetmediğin yerde Gülümsüyorsun mutlusun Çocukluğunu kaybedersen Mutsuzsun dünyada kaybolurs