Kayıtlar

Resim
MERMİ DELİP GEÇEMEZ FİKİRLERİMİ Biliyorsunuz, Mermi delip geçemez fikirlerimi; Kelepçe tutmaz bilekleri, Prangalara hapsedemez kimse. Hiçbiriniz vurmazsınız sırtından fikirlerimi Kancıkça, kahpece. Onlar benim en değerlilerim, Şu hayatta fikirlerim için varım. Fikirlerim yolda kalmayacak yarım. Belki sürünerek ulaşırım emelime, Belki de adım adım. Beynim, ruhum, bedenim o fikirlerle dolu. Aklımdan çıkaramayacağınız şey benim ülküm. Emin olun musallaya kadar söyleyeceğim: NE MUTLU TÜRKÜM.                        SAĞIR
Resim
Kale İşte Bu son düşüşü bir kalenin İpince, zarif bir kılıcın önünde Geçtiğim her merhalenin şimdi üzerinde ölüyorum. Bir ağaçkakan şakağımda İki duvar aşıyor çizgilerini Çöken tavan. İki söz arası belin Öyle tazyikli okyanus kusar bir insan... Her düşüşü bir kalenin Enkaz altında çektiğimiz duman İpince zarif bir kılıcın önünde İşte Benim ucum kör bir kalem İşte -Öl! Öl! Öl! Dramasıyla aklımda binlerce çiçek Şehrin betonlarından salamadığım toprağa köklerimi çekerek Çağırıyor çiçekler beni: Öl! -işte yine-                    -dizler çökünce gırtlağından                     kan püskürür insanın duvarlar                     arasında kalır siz bilmezsiniz                     siyasî propagandalar üzerinden                 ...
Resim
Gök Milleti Ortalıkta dolaşıyoruz               ipimiz kopmuş                         çıldırmış gibiyiz Birbirimize bakıyoruz                   ürkek göz bebeklerimiz                                           şaşkınız Yağmur yağdı yağacak                       ama biz çoktan                                              ıslanmışız.                                         Kâlemî
Resim
ÖZLEM VE AŞK, HASRET...  Bakma, bakma bana öyle! Sarı sarı gülüşün varya; Issız bir gece yarısı Kaf dağının eteklerinde üşümüş, Titreyen bir ateş böceğinin ışığında Karanlıktan korkan minik bir kediye huzur verir. Seni seven benim. Bendim seni seven. Gözyaşlarına kurutulur deniz. Saçlarından ısınırdı güneş, Dudaklarında kor alev... Her gece balkona çıkmanı bekliyordu ay. O güzel sesini duymayanın haline vay! Tenindeki ezgiyle dans etmeyen çiçek, Sana yol vermeyen böcek; Seni her üzgün gördüğümde Kalbime birer dinamit dikecek. Sana değer veren benim. Güzelliğine değil aşkım, sana Sana, sen olduğun için bu sevdam. Bırakma beni, Unutamam, düşünmeden edemem seni. Özlem ve aşk, hasret...                                   SAĞIR
Resim
Ölüler ve Dilenciler Yürüyorum şehirden kaçıp ortasında göğsümün Sarımtrak ışıklarıyla kızıla dönerken gün Kalbini cüzdanında saklayan Alçak histerilerle yanıp söndü ölüm Destansı otlayan bir yavru ceylan Yutmaya kalktı ölümü Gördüm. Çünkü ölüm güzeldi ve arındı Arındıkça arındı şehrin hislerinden. Ortasındayım belime kadar Mahzun sarı otların Kuru ve insandan yalın Saatli bir bomba gibi çalışan aklımı Çıkardım iç cebimden. Ağrı kesicilerle yaptığım makyajımı söktüm Söküp attım derimden Basıp giderek su bekleyen otlara Yürüdüm. Ya işlemiş içime şehir ya da içim şehre Bir başak tanesinin soyuluşu gibidir ölüm Ölüm bir insanın el açışıdır Gördüm: Nasıl uzaktı yaşamları Nasıl uykuları, çocukları ve anlamları Renkleri kelimelerinin     Nasıl gri ve uzak Çok uzaklar sarı otlar içindeki       Kıpkızıl göğün altında biraz toprak Ve biraz unutarak şehri Şehrin sokaklarında uyuyarak -sanki içim gibi bu şehir- Susturuyorum vicdan dediğ...
Resim
Ellerimle Gördüm Ben taşlarım zulmün camlarını sen    Merdivenleri hayata sar Ben doldururum içimle akşamlarını sen    Aç taç yapraklarını gelmeden bahar Yetmez mi kokun    Zamanın içinde onulmaz bir akış                     bir ev gibi Biter mi hiç seni sevmek    Yenilen meydanda bir söylev gibi Ben boyuyorum merdivenleri    Sen yeter ki sarıl Ellerimde tel tel kahverengi    Ellerim harıl harıl...                       Kâlemî
Resim
Kadın Dik duran yerlerinden vurulur bir kadın Ellerinden dikenli tellerin izleriyle Yazgısı okunuyor hayatın Düşünde bir yeni çağ sendromu Sınırlarından kurtuluşu... Adını anmayagörsün dudaklarım Parça parça... Hele bir silahı alsın bakalım Çıksın da vursun kadınımı şehir Bir zulüm çünkü şehir gibidir Ve bir kadın... Sandığında çeyizlik gülümsemeler son çare Yaraların İçimde dağdağasıyla akan bir hüzün Yüzünde kalabalıkta yürür hâlde adım adım batan bir gün Ve yıkık devletlere has gizlenen yürüyüşün Belli gözlerinden... Boşverme diren Dümdüz olmuş içim sükûnetinden Üfle İsrafil üflemeden sûra Bir kapı aç ve diren Kurtul kuru çamaşırlardan, makine seslerinden, migrenli bezlerden, biber közlerinden Ağlamış gözlerin sanki birer diken Dağlanmış gururun belli gözlerinden... Kanlı yaşlarını al yanına Şehir ve saçların düşüyorlar alnına Öyle başın önde yürüme kadın Gülümse biraz En güzel işlere benziyor adın.             ...